10 Mayıs 2010 Pazartesi

SÖYLE BANA KİMSİN SEN?

Herkes farklı bir çevrede büyür, herkesin hayat tortusu farklı şekilde birikir. Benim hayatı öğrendiğim o küçük kasabada dışlanmış bir grup vardı. Avcılık yaparlardı, kurt kuş, domuz balık onlara faydası olacak ne varsa avlarlardı. Bir de sepet, davul ve darbuka yaparlardı. Kasabanın dışında tek sokaktan oluşan mahallelerinde tazıların tavuklarla dolaştığı kadınların sık sık birbirine dalaştığı hayatlarını suyun karşı kıyısından çocukluk yıllarımda sesizce izledim.

Kadınların sözlü dalaşmalarıyla başlayan kavgalar, karşı tarafın söz bulamadığında kendine en yakın kadının saçını eline dolaması ve komşu kadınların araya girmesiyle biterdi.

Komşularının Sele dedikleri bir teyze vardı ki; onun tek hayranı bendim. O kadar dalaşmaya rağmen bir kez cevap verdiğini görmedim. Onca yılda tek bir kadın onunla kavga ettiğini göremedim. En ağır ateşlerin avuçlarında küllendiğini çok gördüm...

Evde tek başıma okul ödevleriyle boğuştuğum birgün kapı çalındı, açtığımda karşımda Sele Teyze'yi gördüm. Bize sebze sepetleri getirmişti. Bana 'söyle bana kimsin sen?' demişti. 'Annemin oğluyum!' demiştim. Getirdiği sepetleri almış, ona bir bardak soğuk su vermiştim. Giderken bana 'Herkes mayasının hükmünü işler, yaz bunu defterine' demişti... yazdım!

Manga'nın 10 yılına dair bende kalanları yazdığım ve yazacağım bu adresin özü de Sele Teyze'nin defterime yazdırdıklarında saklı... Herkes 'mayasının hükmünü işler' Okuyacaklarınız 130'dan fazla insanın bıraktığı tortular...