3 Temmuz 2010 Cumartesi

OKUL... ECOLE... ZEHİRLİ MANTARLAR VE YENİDEN BAŞLAMAYA DAİR.

Mezuniyet sonrası yeni bir okulun öğrencisi olmaya karar vermek, o ecole'ü öğrenip o çizgide sağlam eserler verinceye kadar öncesini karanlık bir rafa kaldırabilme yeteneği gerektirir... Dönüp arkama baktığımda yedi ajansta çalıştığımı, ama sadece 3 okuldan mezun olduğumu görüyorum. İlk okulum Hulki Aktunç... İkincisi Paul Mc Millian... Üçüncüsü Yavuz Turgul.. ilk ile ikinci arasına bir de dersane sıkıştırdım Mr Pink ve DEniz Yeşilırmak!

Hepsinde de bir öncesini karanlık bir rafa kaldırmayı becerdim. Sanki o gün okul çağına gelmiş gibi yeniden başlayabildim. Çocukluğumun medrese geleneği içinde geçmesi, erken yaşta ailenin sorumluluğunu üstlenme her defasında sıfırdan başlayabilme isteğimin önünde set olmadı... Tersine setlerime sel oldu!

Bugün benim doğum günüm babamın beni ilk okula kaydettirdiği yaşındayım. Geride bırkatığım 43 yılın üzerini çizip yeniden başlayacağım 'petek' için balmumu yapmaya başlayalı tam bir yıl oldu... Bu balmumunu tamamlamam için önümde 20 ay gibi bir zaman görünüyor, kriz iklimi böyle devam eder ise:(

Şu an 15 kadar 'arı' ile birlikte balmumu mevsimindeyiz. Çiçeklerden, kırlardan, denizlerden gelen ılık meltemlerden uzak iki bahar daha:(

Mezun olduğum okullarda törpüledikleri hep aşırı kendime güvenim oldu. Ormandan derlediğim sopalar ip gibi düzdü. Öğreticlerimin karşısında o ip gibi düz meşeleri başkalarına verip 'başkalarını' kutladığım da oldu, öğreticilerimin elimden sopaları alıp bana 'bak arkadaşları ne güzel sopalar toplamış bak örnek al' dedikleri de... Bugünden o gün batımlarına baktığımda 'yeniden başlama güdümün' nasıl bilendiğini görüyorum.

İtiraf etmeliyim ki... ilk valizimle evden ayrıldığım günden beri, 2008 yılından bugüne gelen süreç kadar bir dip görmedim... ya da 'böyle bir son' hayatımda hiç olmadı. Annemin deyimiyle 'gavur pazarında beş kuruşa satılmışım' da farkında değilmişim.
Hayatımın bu sınavı daha ne kadar sürecek bilmiyorum, bildiğim tek şey 'satıldığım beş kuruş' değil milyonlar olsaydı da farketmezdi, pazara çıkarılan ben olduktan sonra...

Bugün doğumgünümdü... yedi yıl önce sevgili dostlarımdan birinin bir elin parmaklarını geçmeyen dostlarımı bir masa etrafında topladığı o günden bugüne o dostlardan sadece biri kalmış.. Bu 'bir' kazanç, çünkü hala balmumu yapma isteğim var.

ilk öğrendiğim 'yararlı bilgi' zehirli mantarlar ile zehirsiz olanları ayırmaktı. Ama bu kez onları hayat ayırdı. Ben ise yeni yağmurlar bekliyorum yeni mantarlar için... Avuçlarımın içinden akıp giden zaman ve bir daha geri gelmeyecek o güzel günler...

Doğumgünüm kutlu olsun!